Ana sayfa Gündem Süfyanist Teyyo Hitlercilere karşı tedbir alan Adil Batı yargısı ve Süfyan’ın ÖKK...

Süfyanist Teyyo Hitlercilere karşı tedbir alan Adil Batı yargısı ve Süfyan’ın ÖKK MGK MİT Yezid yargısı arasında bariz farklar!

571
0
PAYLAŞ

İçli köfte satıp parasını, çoluk çocuğuyla aç açıkta bırakılmış Khk’lı kapı komşusuna veren kadını tutuklayan gücü alkışlayan bir tabana sahip olan bir iktidarı Allah’tan başka hiç kimse yıkamaz. Anayasa Mahkemesi,Danıştay, Yargıtay vs Mahkeme yetkilileri sizler de en az Erdoğan rejimi kadar sorumlusunuz… Erdoğan militanları ise direk suçlu olanlar… Maaşlarınızı şimdilik iyi harcayın,sıcacık evinizde çayınızı yudumlayın… Ama HUKUK kazanacak… İHD, cezaevlerinde 402’si ağır bin 154 hasta tutuklu olduğunu, 20 bin tutuklunun ise yerde yattığını açıkladı.Cezaevlerinde toplam 228.993 tutuklu olduğu, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında ise tutuklu sayısının 59.429 olduğunu hatırlattı.

SON DAKİKA! Danimarka polisi, bu ülkede bulunan Hizmet hareketine mensup kişileri “F.TÖ’ üyesi iftirasıyla Türkiye’ye şikayet eden 3 kişi hakkında ajanlık suçlamasıyla dava açıyor. Başka ülke adına ajanlık yapmanın cezası 6 yıl hapis.

haberin linki

https://www.b.dk/nationalt/erdogans-stikkerlinje-faar-konsekvenser-dansk-politi-sigter-tre-for-spionage

Kanada da aynen böyle oldu ve oluyor. Süfyan köpeklerini uyarmıştım ama laftan anlamıyorlar. Kanada hapishaneleri iyidir, eğitim ve terbiye veriyorlar. İnsanlığı öğretiyorlar. MSW olarak ve Chaplaincy olarak arkadaşlar tedavi eder bu zombileri. başka çare de kalmadı. Uslanmazlar!

Burunlarından getirmezsek dünya bize haram olsun…

1-İşkencede fiilen görev alanlar 2-İşkenceyi gizleyen doktorlar 3-Soruşturmayı kapatan savcılar okuyorlar ve tam bitti geçti unutuldu derken herşeyin ortaya saçılmasından deliye dönüyorlar, gözlerine uyku girmiyor.

Süfyan Erdoğan Israil’e verdigi sozleri harfiyen gerceklestiriyor; yozlasmis yobaz Islam yorumunu Sufyan ve AKP calismasi diye New York Hahamlar grubu milyarlarca dolar hibe etti; Adnan proje Mehdileri! Karsi cikan Hizmet camiasi dusman yapildi. Feto diyenler siyonistlerin maymunu; kopegidir! Anlamayan kaldı mı?

Turkish rights defender: Prosecutor’s office hiding facts of teacher’s death in custody

Tutuklu polislerin, savcıların, hakimlerin sesini duyuracak kimseleri yok Onların sesi olurmusunuz?

Kafasina gore Islam uyduran klasik yobaz siyasal fahise Kemalist Islamci olduklarini nasil ortup niye kafir kufur den olduklarini gizlemeye calisiyor munafik! Cehenneme epey odunlari tasitiyor bezirganbasi! Hic bir seyden korkma bu yobazliktan korkirem

FAİZ HELAL -ZİNA HELAL -HIRSIZLIK HELAL -ZULÜMLER HELAL -İFTİRA HELAL -İBADET NAMAZ KALKSIN -TESETTÜR KALKSIN Bu mudur yeni, hükümler? İşitin/görün ey BİATÇI EHL-İ SÜNNET TARİKAT-CEMAATLER…

Doğu Perinçek’in Ulusal Tv’de “Vatan partisini hedef almaya kalkarsanız o zaman darbe olur” dediğini bu ülkede hiç bir Akpli yada savcı duymadı mı yoksa güçleri sadece içli köfte satıp da Khk’lı komşusuna üç beş kuruş yardım eden başörtülü kadınlara mı yetiyor?

Aklımızla dalga geçiyorlar; FETÖ davaları nasıl sulandırılır sorusunun cevabı burada! 6 yaver suikast yapmıyor ama bir “abla” suikast planı yapıyor hem de bir video üzerinden.

 Cezaevlerinde iki seneye yakin tek kisilik hucrede tutulan bircok yargi mensubu, emniyet mensubu vs malesef akil sagligini kaybetme noktasina gelmistir. Yillarini devlete ve millete hizmet etmeye adamis insanlarin duvarlar ile konusmaya mahkum birakilmasi INSANLIK SUCUDUR. Müslüm Gündüz’ün yeniden piyasaya sürülmesi, havalimanındaki zikir görüntüsü eski filmlerin tekrarı! Adamlar aktörlerini bile değiştirmiyorlar. Gören görüyor, anlamak isteyen anlıyor. Türkiye’yi zor günler bekliyor. Ortakların kavgası arka planda başlamış.

SÜFYAN ADALETSİZ CEHENNEMİ: BIÇAK ORMANI!

Biliyor muydunuz? AKP 680 sayılı KHK ile de OHAL’in amacına aykırı çok sayıda düzenleme yaptı. Objektif değerlendirme olan Hakimlik ve Savcılık Sınavında 70 puan alma şartını kaldırıldı, subjektif mülakat esas yapıldı. Yargı hızla dizayn ediliyor.
Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit: “Türkiye’de yargı bağımsız ve tarafsızdır, hiçbir merciden emir ve talimat alamaz” RTE ve Merkel hariç tabiki! Hapisteki masum 17 bin kadın, 700 bebek, 60 bin erkek ve KHK ile işinden olan 110 bin kişi elini açıp bu sözün sahibini Allah’a havale ediyor RTE: Bir ülkede halk bunalmış, ellerini semaya açarak adalet çığlığı atar hale gelmişse oradaki yargı sisteminde bir sorun var demektir.

“Rahip Brunson nedeniyle Tayyip Erdoğan ve yakın halkasından isimlere yönelik ‘ambargo listeleri’ konuşuluyor. Dahası, hem Reza Zarrab davası hem de Flynn soruşturması nedeniyle Erdoğan’ı zor günler bekliyor.” VPN’siz /

Birileri sosyal medyada Savaş Genç’i linç kampanyası yapıyor. Çoğu manipülatif kurgu hesaplar ama arada gaza gelenler de var. Onun kadar elini taşın altına koyup bedel ödememişler bile topa giriyor. Az sakin olun. İçli köfte yapıp tutuklanmayı göze alan ev kadınlarının hatırına.. Perinçek tek başına bir güç değil ama birilerine sırtını dayadığı kesin. Açıkla darbe diyor haydi tutuklayın! Doğu Perinçek: “Vatan Partisi’nin direnişini zaafa uğratmaya çalışırsanız ve hedef olarak Vatan Partisi’ni alırsanız, işte o zaman darbe olur”

Bugün Türkiye’de yine gazetecilik yargılandı ve 23 gazeteci hapis cezasına çarptırıldı. ve bu isimler sadece gazetecilik yapmışlardır. Sadece RTE’ye muhalif oldukları için hapis cezası aldılar!

Büyük çoğunluğu gazeteci 26 kişinin yargılandığı davada  Atilla Taş için önce  5 yıl ceza verildi. Sonra indirime gidilerek 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Atilla Taş için tutuklanma talebi reddedildi. Taş’a suçlama ise ‘bilerek ve isteyerek yardım’ olarak gösterildi.  Murat Aksoy “üye olmamakla birlikte örgüte yardım” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aksoy da tutuklanmadı.

Gazetecilere örgüt üyeliğinden hapis cezaları 
Gazeteciler Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Muhammed Sait Kuloğlu, Mustafa Erkan Acar, Oğuz Usluer, Ufuk Şanlı, Yetkin Yıldız, Cuma Ulus ve Davut Aydın hakkında “örgüt üyeliğinden” 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Mahkeme 14 gazeteciye yine “örgüt üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. İsimler şöyle:
Abdullah Kılıç, Cihan Acar, Bünyamin Köseli, Cemal Azmi Kalyoncu, Halil İbrahim Balta, Bayram Kaya, Habip Güler, Hanım Büşra Erdal, Mutlu Çölgeçen, Ünal Tanık, Yakup Çetin, Hüseyin Aydın, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Seyid Kılıç.
Mahkeme daha önce tahliye edilen Ali Akkuş’un tutuklanmasına karar verdi. Ünal Tanık’ın eşi Muhterem Tanık’ın beraatine karar verildi.

“Türkiye’yi karıştırmak veya Ankara’yı kontrol etmek için bir ekip kuracak olsanız… Ülkenin başındakilerden daha iyi bir ekip bulabilir miydiniz?” VPN’siz /

Tutuklu gazetecilerden tahliyesine karar verilen olmadı.

Zaman’daki hatıralarımızı yazsak 50 kitap olur. Herbirimiz yazmalı, anlatmalı, belgesel, roman, film olmalı bu kardeşlik türküsü. Zaman’ın ne kötülüğünü gördülerde dost sandıklarımız ihanet etti, sırtımıza hançeri sapladı? Ahirette hiçbiri hesabını veremez. Bizim alnımız ak, dik

Zaman, tam zamanında çıkmış, nice mazlum ve mağdurların tek sesi olmuştu yıllarca. Kıymetini bilemedik, bilemedi mazlum ve mağdurlar. Zalimleri göremedi, tüm zalimlere, yalanlara karşı, iftiracı derin Gladyo köpeklerine karşı tek başına 29 yıl direndi. Hayatımızı şekillendirdi.

Susturulan ’ın son yayın yönetmeni olarak 1,5yıl önce Ergenekon sürecinden Kürt sorunu ve AKP’yle ilişkilere dair görüşlerimi ’e paylaşmıştm.Sanki kimse olanlardan ders çıkarmamış ve kimse konuşmamış gibi davrananlra ne demeli bilemiyorum

Yurtdışından bizim telefonlarımızı dahi kesiyor ve konuşmalarımızı 1 dakika kaydedip bize dinletiyor MİT Ciber GES şubesi. Akrabalarımızı arayamıyoruz, irtibatımızı böyle kopardılar ki arayıp insafa gelin diyelim. Ellerinde tüm vatandaşlarımız. Ülke açık hava hapishanesi. oldu.

“28 Şubat’ın arkasında da Cemaat varmış! Akıllarının olduğuna biraz ihtimal versem, eğer bu dediğiniz doğru ise ben de cemaatle yollarımı ayırıyorum, diyeceğim.” VPN’siz /

“Eşiyle karşılaştığında elinde tüfek olduğunu söyleyen acılı koca (!) ifadesinde, merhume Adalet’in tüfeği kendisinin boğazına dayadığını da söyledi.” VPN’siz /

MAZLUMA YARDIM SUÇ!!! Mersin’de KHK mağdurları ve tutuklu yakınlarına yardım için evde hazırlanan yiyecekler satan kadın ve kızları gözaltına alıp günlerce işkence yaptılar, zorla başörtülerini çıkarttılar; sohbetten suikast çıkartıp 43 kişiyi tutukladılar!

“15 Temmuz koalisyon ortakları, 28 Şubat üzerinden birbirine girdi. Postmodern darbenin yıl dönümünde iki yüzlülük, istismar tüm mide bulandırıcılığı ile tavan yaparken kılıçlar da kınından çıkmış durumda.” VPN’siz /

“Hayli zeki ve keskin bakışlı bu kadın gazeteci, babasının intikamını bu ‘silahla’ almıştı; gerçeklere dayanan, araştırma haberleriyle.” VPN’siz /

“Devlet güçtür, döner sırtını size, başkasına gider. Gün olur dönüp gelir size. Durmaz ama… Yine dönüp gider. Devletle yükselen alçalır, alçalan zamanı gelir yükselir.” VPN’siz /

“Bu memlekete karşı bitmeyen bir kumpas paranoyası var, geçmiş nesillerden miras kalan. Ağır bir kompleksin ve kendine güven eksikliğinin sonuçlarını yaşamaktayız.” VPN’siz /

“28 Şubat zihniyeti siyasetten iktisada, bilimden sanata, eğitimden kültüre hemen her sahanın genetiği ile oynadı. ” VPN’siz /

“TDV İslam Ansiklopedisi 30 yıl kadar bir zamandan beri yayınladığı bazı bölümleri silmeye başlamış.” VPN’siz /

Ne olmuş yani; burs vermemiş, Bankasya’da hesabı yok hepi topu uyuşturucu satmış! Hakim elbet suçsuz bulacak ve 900 gramlık esrarını iade edecek! Adaletiniz batsın alçaklar; mazluma kelepçe, uyuşturucu satıcısını serbest bırak!

Yavuz Bingöl’ün MESAM’a kayyım atandığı gün, Yargıtay Kayyımı (Başkanı) Cirit de konuştu. Cirit, bu sefer de ‘yargının tarafsız ve bağımsız’ olduğunu iddia etti yazdı | Yavuz Bingöl Yargıtay Başkanı da olsa… VPN

İktidar, ‘virüs’ dediği bir gruba artık ‘terörist’ diyor. ’Kılıç artığı’ diyor… ‘Onlara su bile yok’ diyerek ‘köklerini kazıyacağız’ naraları atıyor… Apaçık sosyal soykırım uyguluyor… yazdı VPN

Ananız babanız veya çoluk çocuğunuzla yaşıyorsanız, Ağzınızın tadı yerindeyse Kıymetini bilin. Yürek dayanmaz şuna. (mesaj kutuma düştü, elçiye zeval olmaz, paylaşıyorum.)

“Başımıza gelen her musibeti, elimizle işlediğimiz bir kötülüğün neticesi saymalı ve kararmaya yüz tutmuş ufkumuzun açılmasına da bir vesile olarak görmeliyiz.” VPN’siz /

“Hâlâ meselenin farkında olmayanlara düşünme ve tefekkür kapıları aralayan Üç Dal Papatya, zulüm dönemini tarihe mal eden bir çalışma. ” VPN’siz /

“Eski kanun mantığı ile idama karar verilen bu davada, yaşamın kendilerine lüks görüldüğü bu kişilerin tek bir ortak paydası bulunuyor; Erdoğan muhalifi olmak veya muhalif bir gazetede çalışmak!” VPN’siz /

Fatih Ünv İlahiyatın ilk ve son mezunlarından pırlanta gibi bir kardeşimizdi Metin… Uzun süre bir fırında çalışmıştı. Sonrasında ücretli dersle öğretmenliğe başladı… Tertemiz kalbi bu dünyanın kirini daha fazla kaldıramadı ve bugün ahirete göçtü. Melekler karşılasın inşallah.

Sana söylüyorum, hayır sana…

Yorum | U. Vera Tuna | [email protected] | @uveratuna

Eleştiri ve tenkit ikiz kardeş gibidir, aynı görünse de kelimelerin etimolojisine baktığımızda ciddi farklılıklar var.

Tenkit kelimesi, arapça -nakd kökünden gelir, sivri bir nesneyle tıklama, ağaçkakan gibi gagalama anlamlarını taşır. Eleştiri, bir diğer ifadeyle kritik etmek, Fransızca’da ‘critique’ kelimesinden dilimize geçmiş ve menşei Yunanca kritikē tekhnē, “critical art” yani eleştirel sanat.

Tenkit alelade yapılabilir, bir düşünce geçmişi yoktur. Eleştiri ise hüner ister ve fikir sancısının ürünüdür.

Tenkit virüstür, maske takmamış gripli birinin aksırmasıyla herkesi hasta etmesi gibi, bir ortamda tenkit eden biri varsa, herkes kendini kolayca tenkit eder halde bulur. Eleştiri ise ilaçtır, hastalığı yermesi hastayı iyileştirmek istemesinden gelir.

Tenkit egosantriktir, kendi eksenlidir. Münekkid, kendi etrafında çizdiği çembere mutlak gerçek kabul ettiği doğrularını koyar ve çemberin dışında kalan her şeyi yanlış addeder. Yanlış olana müdahale etme gereksinimi vardır ve bu müdahalenin referans noktası çemberdeki “ben” merkezidir. Ben’ligi zarar görecekse, söylenecek yerde susar, fayda sağlayacaksa susulacak yerde konuşur. Eleştiri ise alturistiktir, muhatap endekslidir. O muhatap, kişi, kurum, toplum kim olursa olsun herkesin daha iyi versiyonuna ulaşması için uğraşmaktır, bunun için gerekirse kendinden vazgeçmektir. Başkasının iyiliğine inandığı doğruyu kendi rağmına haykırmaktır. Eleştirdiği için tecrit edileceğini bilse de, hakaret işitse de hepsine eyvallah çekmektir, belki işini kaybetmektir, falanca abinin, patronun gözünden düşmektir. İnandığı doğruyu başkası ne der endişesine feda etmemektir. İşte bu yüzden eleştiri diğergamlıktır!

TENKİT SALDIRGANDIR, ELEŞTİRİ SAKİNDİR

Tenkit, sırttaki akrebi söylemek değil, o akrebin kendisidir. Kelimenin anlamında geçen sivri şeyden biri de, akrebin iğnesidir. Bazen nefsi müdafaa bazen fıtri temayülle, içteki zehri dışarıya vermek, akrep bahanesine muhatabın başını ezmektir. Eleştiri ise zehirli duygu ve düşüncelere, fikri panzehirler üretmektir.

Tenkit saldırgandır, sahibi diline tasma takmaz, düşüncelerini filtreden geçirmez, muhatap incinir mi diye düşünmez. Eleştiri ise sakindir, belli bir ilmi seviye ve olgunluk gerektirdiğinden, sözler usul usul çıkar dilden.

Eleştiri ve tenkiti aynı görmek, pratik hayatta bazı sorunlar oluşturur. Bunlardan en bilineni; tenkit eden kimseye karşı gösterilen haklı tepki sonucu, eleştiriye açık olmamakla suçlanırsın ya da en verimli eleştirileri tenkit algılayıp yok sayarsın. Sen tenkit edince omuzdaki akrebi söyleyen hayırhah, başkası eleştirince üslup der onun arkasına saklanırsın. Anlamda aynılık yanılsaması, eleştirinin masumiyetini tenkit bataklığında kirletir, verimliliğini tenkit zannıyla mahveder. Mevcut düzen, eleştirinin getireceği reformlarla yenilenecekken, tenkit korkusuyla totaliterliğe teslim olur.

KONFORMİZM KOLAY OLAN

Aslında, eleştiri karşısında reaksiyoner olmanın, bazı haklı sebepleri de var. Eleştiri kültürü olmayan bir toplumda, insanlar konformist olarak yetişir. Bu yüzden farklı sesleri düzen bozuculuk görürler, bu yüzden eleştiri de negatif kodlanmıştır. Eleştiri adı altında acımasızca yapılan tenkitlerin de travmasıyla, insanlar bütünüyle eleştiriye kapalı hale gelir. Bu kişilere karşı “eleştiriye açık ol” emriyle değil, ona değer verdiğini hissettirerek yaklaşmak gerek. Kişiler eleştiriyi bir tehdit, saldırı, yok etme, kötüleme, yargılama değil, kendi yararlarına olduğunu bildikleri zaman, eleştiriye kapalı kapılarını açacaklardır. Onların kafasında tanımladığı sevimsiz eleştiri, aslında tenkittir. Bu farklılığın altı çizildiğinde, eleştiri de, eleştirdiği için üstü çizilenler de sevgiyle kucaklanır.

Bu yazıdaki amacım, yanlış gördüğümüz şeyleri tenkit şehvetiyle mi yoksa eleştiri samimiyetiyle mi söylüyoruz bunun farkındalığını oluşturmaktı. Biliyorum, çoğunuzun bir kaç gün sonra unutacağı bilgiler. Açıkçası pek ümidim yok. Bir eleştiri duyduğunuzda, negatif kodlarınız yazıdaki argümanları galebe edecek ve ‘acaba benim iyiliğim için mi’ diye düşünmeksizin yine reaksiyoner olacak veya size göre yanlış olan şeyi, ‘acaba objektif olarak da yanlış mı’ diye sorgulamadan söyleyecek, teşrik-i mesaideki arkadaşlarınızı, iş partnerinizi, eşinizi tenkit edeceksiniz. Çünkü ben bu aciz yazıyla sizin genetiğinize işlemiş eleştiri algısını değiştiremem. O yüzden yazıdaki asıl amacım, siz değilsiniz, sizin arkanızdan gelen nesil, yetiştireceğiniz çocuklar. Tenkit ve Eleştirinin etimolojik farklılığını anlatarak girizgah yaptım, “Çocuklara tenkit virüsünü bulaştırmadan eleştirel düşünce nasıl kazandırılır?” ana konusuyla devam edeceğim…


Originally published at www.tr724.com on March 6, 2018.

Erdoğan tam olarak böyle söyledi… Fazladan mizah katmaya bile gerek yok…Sözlerini yaz yeter…

ürk vatandaşlarına AB’de vize serbestisi sağlanması konusunda yıllardır süren anlaşmazlığın aşılması gündemde. Alman “Die Welt” gazetesinin üst düzey AB yetkililerine dayandırdığı haberine göre, Türkiye’nin Türk vatandaşlar için vize serbestisi önündeki engellerin aşılması için bir ay önce yaptığı öneriler Brüksel’de olumlu yankı buldu.
Türk hükümeti, vize serbestisi için AB’nin talep ettiği 72 koşuldan yedisi dışındakileri yerine getirmiş, başta terörle mücadele yasasındaki değişiklikler olmak üzere karşılanmayan yedi koşulla ilgili olarak bir ay önce AB’ye teklifte bulunmuştu. “Die Welt”e konuşan ve isimleri açıklanmayan üst düzey AB yetkilileri, Türkiye’nin sunduğu önerilerin “çok önemli” ilerlemelere işaret ettiğini belirtti.
Üç noktada iyileştirme talebi
Haberde AB Komisyonu’nun önerilerle ilgili değerlendirmesini bu hafta içinde Türk yetkililere ileteceği ve üç noktada iyileştirmeye gidilmesini talep edeceği de aktarıldı. Brüksel’in bu bağlamda, terörle mücadele yasasında daha fazla orantılılık talep edeceği, ayrıca veri koruma ile Avrupa polis teşkilatı Europol çerçevesindeki işbirliği anlaşmasında da iyileştirmelere gidilmesini isteyeceği belirtiliyor.
AB’nin yol haritası
AB Komisyonu’nun kurum içi yol haritasına göre Türk hükümetinin iki hafta içinde talep edilen iyileştirmelere gitmesinin beklendiği, ardından AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in 26 Mart’ta Varna’da yapılacak AB liderler zirvesinde Türkiye’ye vize serbestisi konusunda olumlu mesaj verebileceği belirtiliyor. Yol haritasına göre yaz aylarında da Türkiye’nin değişiklikleri yasalara uyarlaması öngörülüyor.
Karşılığında 3 talep iddiası
Haberde, “AB’nin vize serbestisi karşılığında bu yıl sonbahar aylarından itibaren Türkiye’de tutuklu bulunan gazetecilerin serbest bırakılmasını ve tasfiye edilen devlet memurlarından bir kısmının görevlerine geri dönmesini beklediği” ifadeleri yer alıyor. Türkiye’nin ise Avrupa Parlamentosu’nun (AP) önümüzdeki yıl Şubat ayı sonuna kadar vize serbestisine yeşil ışık yakmasını beklediği, oylamanın AP seçimleri sonrasına sarkmaması beklentisi içinde olduğu belirtiliyor.
AP seçimlerinin 2019 yılı Mayıs ya da Haziran ayında yapılması bekleniyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına 90 güne kadar seyahatlerinde vize serbestisi getirilmesi konusundaki görüşmeler 2013 yılında başlamıştı. 2016 yılı Mart ayında imzalanan mülteci mutabakatı çerçevesinde Türk vatandaşlarına vize serbestisinin 2016 yılı sonuna kadar yürürlüğe sokulması öngörülmüştü.
FAŞİZM YÜKSELİYOR

MİT’in Ülkücüler şubesi var. 2009’da Muhsin Başkanı öldürdükleri yetmedi, kalanları devşirmek için Süfyan’a bağlamak için hummalı derin çalışmalarla ajan satın aldılar. Bir ikisini engelledim ama birileri mutlaka ruhunu satıyor. İstanbul, Konya, İzmit ve Urfa’da eğitime aldılar!

Amma velakin kurtlar sofrasında ahlak, erdem, fazilet yoktur. Kurtlukta kanun düşeni yemektir. Belli ki yakında birileri düşecek, öteki veya öteki sofra arkadaşları da düşeni parçalayacak. VPN’siz /

“Bir diktatörler ligi olsaydı sanırım Çin’in meşhur zalimi Mao şampiyonluğu kimseye bırakmazdı. ” VPN’siz /

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here