Ana sayfa Gündem Süfyan Erdoğan Erdoğan’a karşı. Askeri mason darbe sivil gibi sürüyor. İçte ve...

Süfyan Erdoğan Erdoğan’a karşı. Askeri mason darbe sivil gibi sürüyor. İçte ve dışta zulümler zirve tanımıyor.

1117
0
PAYLAŞ
Hadi bir tane yürekli belediye başkanı çıksın, ‘Beni milli irade seçti, istifa etmiyorum!’ desin de görelim… Ergenekon yıktı ülkeyi elinde kozla. Uğraşır akmallar tişörtle egzozla. Yaşarlar kirli beyinlerindeki tozla. Bilmezler gerçegi giderler gazla. Ver Mehteri aç Dombra sesini Süfyan. Bu millet … na koyan Cengiz’i gördü Ali’yi görmedi.

AĞIR YARALI GAZİ POLİS M. ERHAN ÇELİK’İ HASTA YATAĞINDA İHRAÇ EDİP TEDAVİSİNİ DURDURDULAR

Sahabe aralarındaki sıkıntılarını paylaşıyorlardı. Kaç insan vardır? Gece başını yere koyarak Mağdur ve mahkumlar için İnim inim inleyen… Zor bir sınavdan geçerken ‘Allah’ın buna neden müdahale etmediğini’ düşünüyorsanız unutmayın ki ‘öğretmenler’ sınavda hep sessizdirler…

Onlarınki ticaret değil, yaşama tutunma mücadelesidir. Gördüğünüzde destek olun lütfen.

AKPli belediyelere de mi darbeyi Süfyan Erdogan yapiyor! Periscope da anlattım MGK Askeri Mason Vesayet Sufyanizm rejime artık Erdoğan ile domuzluklarını maskeleyemiyor. Dünya, kötülük yapanlar yüzünden değil, seyirci kalıp, hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir. Çaldıklarınızın yanında Türkiye bütçesi ancak çerez kalır! Bıraksınlar gari seçmen goygoyculuğunu. Erdoğan’ın kimin isteklerini yerine getirdigini herkes biliyor.. Perinçekin kutsal rehinesi artık o… Başbakanı görevden aldı. Bakanları görevden aldı. Belediye başkanlarını görevden aldı. Partinin kurucularını tasfiye etti. Daha ne yapsın? Ateizm dernekleri son on yılın ödüllerini rahatlıkla topyekün AKP’ye verebilir! O kadar yani! Ülkeyi batırdılar, Yakında seferberlik, Varlık Yasası vs Sebeplerle Milletin Son kalan Mallarına çökecekler. Hazırlık var bilginiz olsun!!! Evimize baskın olacak, alıp bizi götürecekler diye korku içinde olanlar var. Anne babamı götürürlerse diye ağlayan çocuklar var. Dua edelim. Hicri 1439 icin okunan 1439 Fetih, 1439 tefriciye ve 7 adet hatim ve 200 den fazla cevsen hatminin duası yapıldı. Rabbim kabul eylesin amin

Ankara’da yargı içinden gelen mail: “Türkiye’de hakimler rehin” – Bilmeyen yok zaten. Verilen cezalar geçersizdir.

Bir telefonla Atatürk Havalimanına 10 konteyner dolusu altın indiren adamı Amerika’ya kaptırdınız sonuç, Erdoğan: Evdeki altınları getirin. Altınları nereye yatıracakmışsınız? Ziraat Bankasına! -Ziraat Bankası nerede? Varlık Fonu’nda Milli projeymiş! Milli hırsızlık olmasın? 15 Temmuz darbe tuzağında gariban mehmetçik’i linç eden,insanları domuz bağıyla gömmekle meşhur olan Hizbullah Partisi HÜDAPAR’ın zafer konuşması yaptı! PERİNÇEK;Darbe Şeriatçıydı diyor. Öyleyse;tek amacı ŞERİAT olan Hüdapar niye Askerin kafasını kesti? Bu nasıl senaryo! AKIL&FİKİR…? Yok… Barzani’ye yalan söven BOP eşbaşkanı Erdoğan, Talabanilere taziye için oğul Kubat’a telefon açmış. Kubat, ABD’lilerin Türk askerine çuval geçirmesinde rol oynayan ve kameraya alandı!

Düne kadar Erdoğan, Ibadi’ye ‘Kıratımda değilsin’ diyordu, Barzani AKP kongrelerinde alkışlanıyordu…”

FAİZ LOBİSİ

Vatandaşın kışında DON kalmadı ama Tefeci Bankalar karda sınır tanımıyor.

Üç ay önce Adalet Yürüyüşü yapan Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında ,Yargıtay’in aldığı Bylock kararı hakkında konuşmaması çok enteresan. hepsi MGK’ya biat etmiş. Tek vatan,tek millet, tek bayrak tek BELA! Aptalliga yatirim. Hizmet cekildi ve ulke resmen bitti! Ne akil ne izan kaldi! Kiymetini bilemediler! Cemaat; imam hatip acmadi hicbir yerde.

Seksen milyonun gözü önünde olan konuşmaya, barış ve çocuklar ölmesin çağrısına HAPİS CEZASI veren yargı da, ülke de, millet de iflah olmaz.

Rusya’nin Suriye’de de S-400 fuzeleri var. ABD, Suriye’yi vurdugunda, Ruslar S-400’leri kullanmadi! Durum buysa, bu Turkiye’nin guvenligi meselesi degil Rus yayilmaciligidir:

Eyy zalimler masum 3 tane çocuktan ne istiyorsunuz ? Bırakın annelerini .Siz ana yüreği nedir bilir misiniz?

Tüm ülke uyuyor, Son 1 hafta 11 Şehit. Referandum sonrası 120 Şehit geldi. Tam 9 gündür ‘polis görünümlü’ kişilerin kaçırdığı eğitimci Mesut Kaçmaz ve ailesinden haber alınmıyor. 15 yılda 14 kez sistem, 6 kez bakan değiştiren Türk Eğitim Sisteminde öğrenci dışında herşey yetişir. 30’dan fazla kadın, kapısında polis beklerken doğum yaptı. ZULME DEVAM! Dün SİVAS’ta İlknur Dündar, 6 yaşındaki oğlunun okula başladığı gün, 11 aylık bebeğiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi. Asfalt yol standardını yükseltme ödeneğinden 363 milyon ₺, danışman ve araç kiralama işlerine gitmiş. Şehit ve Gazi, mavi Marmara tazminatıda domuzlar arasında paylaştırıldı. Ak-İt Tuvalet Kağıdı Yazarı Mehtap Yılmaz,Mustafa Tuna İçin Fe..ö İmamı Demişti, İlginç Olan Mustafa Tuna İle Karadeniz Turuna Çıkmış. Ahlak seviyesi siyasi fahişelikten çok aşağıda…

Sincan cezaevinde 1980 darbesi sonra uygulanan tel tip mahkum elbisesi uygulmasına başlandı. Askeri darbe sivil gibi sürüyor. Parayı takip et düsturuna göre …Parası biten Saray & Etö Mafya devleti artık kendi hırsızlarından parayı istiyor… Belediye başkanlarında metal yorgunluğu değil hazine de para kalmadı. Kendi kendilerini soyuyorlar artık. Daltonlar Sufyan Avarel ile altin hirsizligi pesinde; Ret Kit Duldul ile peslerinde! Periscope da Haramiler çetesinin hokkabazlıklarını bugün anlattım. Ziraat a altin isteyenler altina yapmis durumda ve bok kokuyorlar! Haramilere yastik altinda altin yatiran uzerine soguk su içsinler.

İsmail Bey Bilal Erdoğan’ın ATAGOLD kuyumculuk %50 ortaklığını biliyoruz.Acaba firma hammadde yada kaynak sıkıntısı mıyaşıyor,zira altının alış fiyatı ile satış fiyatı arasındaki fark devasa bir rakam.BUNUN ADI SOYGUN VE SİZ BUNLARI BİLE BİLE NASIL BU SUÇA YATAKLIK EDİYORSUNUZ?

 450 ton Altın niye İNGİLTERE’de -? Ülkenin 40 ton Altını NEREDE?  490 ton Altın ne kadar eder hesaplayabilen var mı? Görünen o ki, yolun sonunda; kurtulabilmek için, Cemaate isnad ettiğimiz herşey iftiraydı demek zorunda kalacaklar. Kurtulurlar mı? Hayır.

İMAMLIK makamında CASUSLUK yapan diyanet memurları! Tükürülesi yüzler! Almanya Devleti DİTİB’e mali desteği kesti..

Kapitalizmin sonu intihardır. Süfyan ve AKP’de battı. Maliye’nin kümesteki kazları yolma hesabı yine tutmayacak. The Fool, o kadar salak mı? Cengiz ballı ihale kapıp domuz gibi yerken vergi affı ile çaldı da, amma aflar da çare olmadı.. Vatandaşın 179.3 milyar vergi borcu var… Anayasal ve bireysel özgürlüklerin sıfırlandığı MGK ve Süfyan ülkesi. Mersin’de maymunlara Katır’ın yazdırdıkları! 29 işadamı aynı otedle kaldılar diye terör örgütü üyesi sayıldı.

Çukur medyasının geçtiği haberlere göre, Muğla’da gözaltına alınıp çırılçıplak teşhir edilen 5 kişi, çatışma süsü verilerek infaz edilmiş…

Burada sıretleri belirdi ve orada burda suret. Kimisi Araf’ta kalıyor. Kimisi de maymunlar, hınzırlar, domuzlar gibi Cehennem’e yuvarlanıyor. Kimi Araf’ta. Onlara ‘Aşağılık ve sefil bir şekilde oraya buraya sığınan, fakat sığındıkları her yerden kovulan maymunlar olun!’ dedik” 2/65.
İlgili makamların düne kadar “Bir pürüz yok, yapabilirsiniz” dediği Kocatepe Bediüzzaman mevlidi, son anda engellendi. İşte OHAL Türkiye’si!
Yeni Asya Gazetesi Mağdur köşesine mektup gönderen bir tutuklu cezaevinde yaşananları anlattı..
Bu hafta (…) Cezaevinde yeni bir uygulamaya geçildiğini öğrendik. Artık adi suçlularla F….den tutuklu olanların koğuşları karıştırıldı. Cezaevi savcısı bunun pilot uygulama olduğunu (…)’dan sonra tüm cezaevlerinde aynı uygulamanın yapılacağını söylüyor. (…) Bu bir yıllık süreçte zulümde hep başı çekti. Her yer, her hafta 45 dk kapalı görüş verirken (…) iki haftaya bir 15 dk verdi. 15 dk yakınlarımızı görebilmek için 8-10 saat yol gittik. Tabiîki gideriz, Allah sağlık ve imkân versin. Her yer en az 1 saat açık görüş verirken (…) yarım saat verdi. Üstelik yüzlerce tutuklu yakını salona alınmak için daha üst arama sırası bekliyorken tutukluları salona alıp süreyi başlattılar. Kıyafet vermek istediğimizde görüş süresini başlatıp “ağlayarak n’olur görüşe gireyim” diye yalvardığınızda “ya kıyafeti vereceksin ya görüşe gireceksin” dediler. 10 saat yolu 15 dk için çekmeye razı olmuşken kıyafet verme sırasında süre bittiği için görüşemeden ağlayarak geri döndüm. Allah biliyor ki ahirette dâvâcıyım o memurlardan. Şimdi ise zaten hayatı kitap okuma programlarında geçmiş insanları aynı koğuşta tutmak yeterince eziyet olmuyor diye adi suçlularla koğuşlarını birleştirdiler. Bizler bir yıldır olduğu gibi, bu olayın da hayır tarafını görmeye çalışıyoruz, Allah’ın izniyle. Zira adi suçtan hükümlülerle aynı koğuşta olmaktan “Onlara Kur’ân-ı Kerîm öğretme fırsatım oluyor” diye mutlu oluyorlar. Öyle değişik bir buluşma ki bu, birbirleriyle hiçbir ortamda muhatap olamayacak insanlar birbirlerini anlama fırsatı buldu belki de. Daha ikinci gün koğuşa adi suçlular için Elif ba cüzü siparişi verilmiş. “Sabah namazına beni de uyandırın olur mu?” diye tembihleyen olmuş. “Dünüm bile bugünümle aynı değil” diyen olmuş. Yakınına “Sanki cezaevinde değil de yatılı Kur’ân kursundayım artık” diyen olmuş. Bunlar tüyleri diken diken eden şeyler. Tabiî bir yanda da aileme “F…ö”lerle aynı koğuşta olduğumu söylemeye utanırım diyen hükümlüler de olmuş. Trajikomik… Belli ki zalimin zulmünün şeklini değiştirmiş olması yine çok güzel kapılar açacak.
Bir tutuklunun şöyle bir lâfı olmuştu: “Bizi burada hapsettikleri için neler kazandığımızı bilselerdi bir dakika tutmazlardı…” Başımıza gelenlere hayır tarafından bakıp imtihanı kazanma gayretinde olmak bizlere düşen, lâkin koğuşların karıştırılmasıyla zulmün boyutunu arttırma peşinde oldukları gerçeği değişmiyor.
Gezegende tek zulüm gören de biz değiliz maalesef. İslâm âlemi için acı kesintisiz devam ediyor. Müslümanların girdikleri bataktan çıkamıyor oluşları, hem İslâmı yaşamada hem de pozitif bilimlerde içler acısı halde olmalarıyla ilgili binlerce makale, kitap yazılmıştır zannediyorum. “Bu süreçte ne yapabiliriz?” sorusuna ise verecek somut cevabım yok. Zira kendi ülkemde kendi devletim ve milletim tarafından aç susuz bırakılmış, sivil ölüme terk edilmiş bir insanım. Haliyle elimden pek birşey gelmiyor. Tam da bu yüzden kitap okuma kampanyasını başlattım sosyal medyada. Elimizden sadece okumak ve duâ etmek geliyor çünkü. Her gün belli bir miktar Kur’ân-ı Kerîm, tefsirli meal ve kendi belirleyeceğimiz bir kitap daha okuyoruz. Her kesimden katılan var, Kur’ân ve meal yanında Peygamberler tarihi okuyan da var, nutuk okuyan da. Bu birlik ve beraberlik için o kadar önemli ki… Düşüncelerimiz ne kadar farklı olursa olsun aynı tabanda birleşebiliyor olmak gelecek adına ümit verici. Cezaevinde 10 ayda 80 kitap bitiren, ayda 3000 sayfa kitap okuyan, 3 güne bir Kur’ân hatmi yapan insanların yanında bizlerin de bu süreçte çok okumamız gerekiyor.
Bu süreç Allah’ın bizi bir eğitime alma süreci gibi geliyor bana. Üniversitelerdeki kredili sistem gibi tabiri caizse. Kur’ân-ı Kerîm, meal, kitap okuma, oruç, tesbih, tefekkür kredilerini almazsak mezuniyet gecikiyor, eğitim süreci uzuyor. Bizler zamanı verimli geçirmiyorsak bu süreci uzatıyoruz belki de. Bu süreçten zihnen ve ruhen sağlam çıkmanın tek yolu kendimizi geliştirmek bence. Kendini yetiştirmek, gelecek güzel günlere hazırlık yapmak. Lâf olsun diye demiyorum, gerçekten çocuklarımıza insanları hangi dinden ya da görüşten olursa olsun sevmeyi öğretme zamanı. Başka düşüncelerle aramızdaki ayrılıkları değil ortak noktaları aramayı öğrenmek ve öğretmek. O zaman dünya daha yaşanılabilir bir yer olacak inşaallah.
Bir gün bu dünyada barış güvercinleri sembolik değil gerçekten uçacak, inanıyorum… Şimdi zeytin dallarını taşıyacak güvercinleri besleme zamanı…

Pakistan olayı, dünyadan yükselen sesler ve Hizmet’in yeni evresi

Faruk Mercan

Faruk Mercan

04 Eki 2017 16:10

Pakistan’ın Lahor şehrindeki Rumi Forum‘un başında bulunan Mesut Kaçmaz, eşi ve iki kızı bir gece yarısı kaçırıldılar.Saraydaki şahsın fesat şebekesinin Hizmet mensuplarına yönelik faaliyetlerini yoğunlaştırdığı ülkelerden biri Pakistan… Defalarca gitti Pakistan’a bunun için, ama 30’dan fazla Hizmet okulunu gasp etmeyi başaramadı. Pakistan’ın yüksek mahkemeleri, onbinlerce Pakistanlı gence eğitim veren bu okulların “Maarif Vakfı” adı verilmiş bir gasp şebekesine verilmesini engellediler.

Medya olaya “kaçırma” diyor ama, fesat şebekesinin ifsat etmesiyle, Mesut Kaçmaz ve ailesinin bir devlet birimi tarafından evlerinden alınması sözkonusu… Hadisenin meydana geldiği ilk günden itibaren Pakistan’ın önde gelen gazeteleri ve televizyonları sadece haber yapmadılar, olayın garipliğine ve yanlışlığına dikkat çektiler.

Pakistan’ın önde gelen insan hakları avukatı Asma Jihangir, davayı üstlendi. Asma Jihangir, aynı zamanda Pakistan İnsan Hakları Komisyonu kurucusu ve başkanlarından. Lahor Yüksek Mahkemesi, Kaçmaz ailesinin sınır dışı edilemeyeceğine karar verdi. Pakistan’ın önde gelen aydınları. Pakistan’daki okullarda okuyan öğrenciler, olayı protesto ettiler. Pak-Türk okullarındaki öğretmenler ve aileleri, basın toplantısını Lahor Basın Kulübü‘nde yaptılar.

Hizmet mensupları, Pakistan’da tamamen yasal statüdeler. Fesat şebekesinin ifsat girişimleri, bazen siyasi konjonktürden dolayı etkili olabiliyor. Ama Pakistan’da görüldüğü gibi eninde sonunda gelip hukuka ve toplum vicdanına tosluyor.

Pakistan’ın önde gelen gazetecileri, entellektüelleri, üniversite rektörleri ve akademisyenleri Mesut Kaçmaz‘ı çok yakından tanırlar. Geçtiğimiz yıl mayıs ayında Lahor’a gittiğimde bazı gazete ve televizyonları Mesut Kaçmaz‘la birlikte ziyaret ettik. Üniversite rektörleriyle, Muhammed İkbal‘in torunu Mian İqbal Salahuddin’le beraber görüştük, Muhammed İkbal‘in kabrini birlikte ziyaret ettik. Kısacası Lahor’un ileri geden aydınlarının bildiği bir isim Mesut Kaçmaz…

Saraydaki şahıs ve fesat ekibinin faaliyetlerinin hepsi, Türkiye’yi her geçen gün “haydut devlet” kategorisine dahil eden eylemler… Daha önce Pakistan’a Hizmet mensuplarını kaçırmak için özel ekipler gönderdi, bu ekipler yakalanıp sınır dışı edildiler. Bu olay, Pakistan devletinin resmi kayıtlarına girdi. Diğer bir çok ülkedeki kaçırma teşebbüslerinin, uluslararası kuruluşların kayıtlarına ve raporlarına girmesi gibi…

Pakistan’ın hemen yanı başındaki Afganistan’ı da ifsat etmek için var gücüyle çalışıyor Saray’ın fesat şebekesi… Saraydaki şahıs şimdiye kadar Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani ile defalarca görüştü buradaki Hizmet okullarını kapattırmak için… Başaramadı. Afganistan bu okullarda görev yapan Hizmet mensuplarının görevden alınması ve iade edilmesi taleplerini kesin bir şekilde reddetti.

Yıllardır dünyanın en sancılı bölgelerinden biri olan Afganistan’da 20’den fazla Hizmet okulu var. Şimdiye kadar binlerce Afgan çocuğunu eğittiler. Geçtiğimiz yıl Afganistan’a gittiğimde başkent Kabil’de görüştüğümüz Afganistan eski Cumhurbaşkanı Hamid Karzai de, bir bilim adamı olan Eşref Gani gibi bu okulların Afganistan’ın geleceği için önemini bilen bir isim. Karzai’nin yeğenleri Kandahar’daki Hizmet okulunda okuyorlardı.

Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Afganistan Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı Abdussukur Dadres, okulları karalamaya çalışan bir Saray elemanına basın toplantısıyla cevap verdi ve “Akıl sağlığın yerinde mi?” dedi. Afganistan Parlamentosu Maarif ve Yüksek Eğitim Komisyonu Başkanı Kemal Nasır Usuli, “Bu okullardan mezun öğrenciler dünyanın farklı ülkelerinde üniversite bitiriyor, dönüp Afganistan’a hizmet ediyorlar” diyor.

Evet bütün dünyada Hizmet ürettiği değerlerle, okullarıyla ve Sarayın fesat şebekesinin gammazlamaları sonucu uğradığı mağduriyetlerle haber konusu oluyor. Sarayın fesat şebekesi ise hukuk dışı ve illegal eylemleriyle… Daha geçtiğimiz hafta Nijerya yine Türkiye’den giden silahları yakaladı. “Daily Dispatch” gazetesi, Türkiye’den gelen konteynırda 475 uzun namlulu silah yakalandığını belirtiyor. Bu sene Türkiye’den Nijerya’ya gönderilen 2 bin 671 uzun namlulu silah yakalanmış. Türkiye’nin büyükelçisini çağırıp yeniden uyardı Nijerya devleti… Gazete, Nijerya Devlet Bakanı Muhammed Buhari‘nin de Saraydaki şahsı uyardığını belirtiyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün devlet imkanlarını kullanarak, milletin emanet parası olan örtülü ödeneklerden milyarlarca dolar rüşvetler dağıtarak elde edebildiği nedir Saraydaki şahsın?.. Bazı fakir Afrika ülkelerinde bir kaç okulu kapattırmayı “maarif” ve “marifet” zanneden bir zihniyet başarılı olabilir mi? Hayır… Mali’deki okulu sahtekarlıkla devraldıkları ortaya çıkınca kovuldular mesela…

Casus imamları, Almanya’dan kaçıyor. En yakın adamı Rıza Sarraf Amerika’da hapiste… Rıza’yı kurtarmak için masaya milyarlarca dolarlık anlaşmalar koydu, ama başaramadı.

Göreceksiniz, Hizmet hareketini Saraydaki fesat şebekesinden kalın çizgilerle ayıracak bütün dünya… Saraydaki şahsın terör, nefret ve fesat üreten selefi ideolojisi mi, yoksa iyilik, barış, eğitim ve bütün insanlığa hizmet diyen Hizmet hareketi mi? Bu aynı zamanda günümüzde savaşlarla ve çatışmalarla büyük problemler yaşayan dünyanın sormakta olduğu “Hangi İslam?” sorusunun da cevabını oluşturuyor.

Bu yüzden Hizmet artık Türkiye’nin meselesi olmaktan çıktı. Bütün dünyanın taraf olduğu bir mesele artık Türkiye’de olup bitenler ve fesat şebekesinin Hizmet aleyhine yürüttüğü eylemler…

Saraydaki şahıs yalanları, dolanları ve fitneleriyle ne kadar yol gidebilir? Kirli siyasetçilerin kurdukları kirli imparatorluklar, bir kıvılcıma, bir çözülmeye bakar. Bir kıvılcım, bir çözülme, o kirli imparatorluğun sonunu getirir.

Dünyanın en büyük israf sarayında kendisini ebedi zannediyor Saraydaki şahıs… Külliye adını verdiği saray kaçak, üniversite diploması şaibeli…. Dünyanın bir çok yerlerinde sakladığı milyarlarca dolar serveti var. Bunları ilelebet saklamasına imkan yok… Patlayacak bir gün dünyanın bu en kirli kanalizasyonu ve israf sarayından taşacak bir gün bütün o pislikler…

Ve bu dönem sadece Türkiye’de değil, dünyada lanetle, ibretle anılacak… Dünya siyaset tarihine ibretlik bir dönem olarak girecek bu bu pespaye despotluk… Siyasi tarih kitapları, bu üçüncü sınıf despotizmi, bu entrikacı ve fesatçı saray rejimini, diktatörlügün en pespaye şekli olarak örnek verecekler.

Siyasi tarihte ismi Rıza Sarraf ile yanyana anılacak hep Saraydaki şahsın… Ve İslam dünyasında, ülkesinin hazinesini soyan devlet başkanları sıralaması yapıldığında yüz milyarlarca dolar kirli servetiyle listenin hep en başında olacak…

Hizmet, İslam tarihinin en kuşatıcı, inşa edici ve yenilikçi hareketlerinden biridir. Dünyada bu kadar farklı renkten, dilden, dinden insanı entegre eden ikinci bir sistem ve hareket yok… Böyle olduğu için, dünyanın her coğrafyasından insanlar Hizmet‘e sahip çıkıyorlar. 175 ülkede binlerce okul, üniversite, hastane, kültür merkezi her milletten insanın bulaşma mekanları…

Mossad ajanı” dediği Mesut Barzani, Saraydaki şahsı mı dinleyecek, yoksa yıllardan beri Irak coğrafyasındaki okullarda binlerce Kürt gencini dünyaya entegre eden Hizmet’in mesajına mı kulak verecek? Bütün düşmanlarına İsrail ajanı diyen, ama her Amerika’ya gidişinde Musevi lobisiyle görüşmeler yapan, İsrail ile ticarete hiç ara vermeyen bir ikiyüzlü siyasetin temsilcisi Saraydaki şahıs…

Sadece Türkiye’yi değil Irak’ı, Suriye’yi Mısır’ı, Filistin’i karıştırdı Saraydaki şahıs. Bir hiç uğruna, boş bir halifelik sevdası uğruna… Hizmet’i yıkayım derken Türkiye’yi yıktı…

İslam ve insanlık tarihine bakın, inşa edici hareketler çağları aşmış ve devam etmiş. Ama yıkıcı hareketler ortaya çıktıkları dönemde boğulup kalmışlar. Sarayın fesat şebekesi de böyle yıkıcı bir hareket ve tahrip ettiği Türkiye’nin küllerinde boğulup kalacak… Ama Hizmet, bu badireyi atlatıp yoluna devam edecek…

Faruk Mercan

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here