Ana sayfa Spiritual Dream Therapy PUTİN’İN BATIYLA ASİMETRİK SAVAŞI VE TÜRKİYE

PUTİN’İN BATIYLA ASİMETRİK SAVAŞI VE TÜRKİYE

239
0
PAYLAŞ

7ca5c554c837b8ce45cb24a737b5f34b

Putin KGB’den yetişme istihbarat formasyonu ve geçmişi olan bir devlet adamı. Soğuk Savaş dönemi KGB’sinde görev yaptı ve o dönemin mücadele yöntemleriyle zihin dünyası şekillendi. Bu nedenle gerek iç politikada gerekse dış politikada soğuk savaş dönemi mantığıyla hareket ediyor. KGB’nin yöntemlerini kullanıyor. Bir devlet adamından çok bir “istihbarat ajanı” gibi davranıyor. En güvenli ülkelerin metropollerinde hasımlarını öldürtüyor, kontrolü dışında olan ve güçlenen şirketlere ağır cezalar kesiyor, mallarını kamulaştırıyor. İstemediği hiç bir siyasi sosyal-muhalifin Rusya’da barınma ihtimali yok! Ya tutuklanıyor, hapse atılıyor veya  şaibeli bir kazaya maruz kalıyor; bir şekilde öldürülüyor. Yurt dışına çıkan muhaliflerinin de peşini bırakmıyor. İstanbul’da onlarca Çeçen lideri öldürttü, Londra’da otelde bir siyasi muhalifi öldürtmüştü, geçen hafta eski KGB üyesi bir ajanı ve kızını zehirletti. İngiltere medyası şu anda bu vakayı ve Putin’le ilgisini tartışıyor.

Rusya Putin’le birlikte soğuk savaş yöntemlerine geri döndü. Petrol ve gazdan elde ettiği paraları Rus halkının refahı, rahatı için kullanmak yerine siyasi gücünü artırmak ve Rusya’yı yeniden etkili bir askeri güç yapmak için kullanıyor. Bunu başardı da. Bugün Rusya Sovyet döneminde olduğu gibi NATO’nun, ABD’nin ve AB’nin, yani batılı güçlerin en çok çekindiği, askeri açıdan en fazla rekabet ettiği ülke. 1990’ların başında kabuğuna çekilen, Kızıl Orduyu tasfiye eden Rusya Putin’le yeniden askeri  ve istihbari güç elde etme yarışına girdi. Gürcistan’ı işgal etti, Ukrayna’ya askeri unsurlarıyla girdi ve dünyanın gözü önünde Kırım’ı Rusya’ya ilhak etti. Batılıların açtığı yolu o da kullandı ve “IŞİD’le mücadele” bahanesiyle Ortadoğu’ya girdi. Akdeniz’de, Suriye sahilinde deniz üssü edindi, uçak gemisi bulunduruyor ve fiilen Suriye’de savaşıyor. Türkiye Afrin’e Rusya’nın izni ile operasyon düzenleyebildi. Çünkü o bölgenin hava kontrolü Rusya’nın elinde. Rusya İran’la ve Esedle işbirliği geliştirerek Ortadoğu’nun defakto en önemli aktörü oldu. Bugün gerek bölgesel güçler gerekse batılı güçler Rusya’yı dikkate almadan siyasi-askeri planlama yapamıyor. Zira alanda ordusuyla, hava unsurlarıyla karşılarında Rusyayı buluyorlar.

Putin’li Rusya son dönemlerde aldığı insiyatiflerle tüm dünyaya yeniden iki kutuplu soğuk savaş dönemine dönüldüğü izlenimini veriyor. Çin’in hızla silahlanması ve ekonomik etki alanını sessiz ve derinden genişletmesi, yakın komşularını ve büyük güçleri tedirgin etmesi ayrı bir bahsin konusu. Ancak Putin sadece askeri gücünü ortaya koymuyor, hard powerla alana inmiyor; aynı zamanda asimetrik savaş yöntemlerini de kullanarak dünyaya, özellikle de demokratik batılı ülkelere ayar veriyor.

Rusya öteden bu tarafa bilişim (IT) alanındaki yetişmiş personeliyle ve münhasıran korsan saldırılar düzenleyen hackerlarıyla meşhur. Rusya’da Putin desteğinde internet üzerinden operasyonlar yapan troller ordusunun, dijital saldırılar yapan hacker timlerinin olduğu herkesçe biliniyor. Demokratik batılı ülkeler bir süredir bu hackerların ve trollerin ağır saldırısına maruz. Batı medyası bu ekiplerin batıdaki seçimleri nasıl maniple ettiğini, kamuoylarını nasıl yönlendirdiğini tartışıyor. Öyleki son 4-5 yılda Avrupa’da ve ABD’de yapılan seçimlerin pek çoğunda Putin’in trollerinin şaibesi var. Trump’ın Putin’in siyasi/ekonomik desteğiyle ve trollerin yoğun maniplasyonuyla seçimleri kazandığına dair devam eden soruşturmalar var. Trump’ın başı bu noktada belada. Trump’ın eski danışmanı Micheal Flynn’in Rusya ile bağlantılarını soruşturmak üzere FBI eski direktörü Robert Mueller özel yetkilerle görevlendirildi. Geçen hafta The Economist dergisi Putin Rusyasının dijital maniplasyonları, müdahaleleri üzerine bir sayıda iki makale yayınladı. İtalya seçimlerinden Macaristan seçimlerine, İspanya’da Katalanların bağımsızlık çalışmalarına, İngiltere’nin AB’den ayrılması için yaptığı Brexit oylamasına kadar pek çok ülkede Putin’in ve trollerinin etkisi konuşuluyor, yapılan maniplasyonlardan bahsediliyor. Rusya’da ki “trol fabrikaları” ve burada çalışanlarla yapılan mülakatlar batı medyasında yer alıyor.

Putin ve Rusya neler yapıyor?

Fazla takipçisi olan pek çok fake sosyal medya hesabı oluşturup bu hesaplar üzerinden seçmenleri maniple ediyor. Trump’a karşı Hillary Clinton’un kaybetmesi için siyahilerin ve Müslümanların naylon hesaplarla yönlendirildiği konusunda ciddi veriler bulunmaktadır. Florida gibi kritik ve seçimin kaderini değiştirecek eyaletlerde çok özel çalışmalar yapıldığına dair bulgular vardır. Seçimlerde USA’daki aktivistlerler, kalabalık üyesi bulunan gruplar seçimi etkilemeye yönelik -pozitif ve negatif- yönlendirilmiştir. Fake hesaplarda gerçek kişilerin fotoğraflarını kullandıkları tespit edilmiştir. Facebook, trollerin orta-alt toplum kesimlerine ulaşmada kullandığı en etkili sosyal medya mecrasıdır. Deutsche Welle seçimler öncesi Rusya’nın maniplasyon çalışmalarıyla 126 milyon ABD’liye ulaştığını iddia etmektedir. Batıda seçimler ve sayımlar dijital yöntemlerle yapılmaktadır. Putin ekibinde çalışan hackerların oylama ve sayım süreçlerine müdahale ettiği yönünde çok ciddi iddialar bulunmaktadır. Ancak ABD gibi büyük ülkeler itibarlarını ve kendi toplumlarına karşı güvenilirliklerini sorgulatacağı için bunları açıktan kabul etmeme veya etkisini küçültme tavrı göstermektedirler.

Putin’in trol ordusunun ve dijital etki çalışmalarının en temel amaçlarından birisi de batıda ırkçılığı körüklemek, göçmenleri ve azınlıkları ekstremize etmek, batı demokrasilerini bölünmüş, çalışamaz hale getirmektir. Rusya sol ve komünist partilerle geliştirdiği angajmanlar yanında batıdaki aşırı sağ partilerin yüksek oy almasına yönelik maniplasyonlar yapmakta, insanların demokrasiye, hukuka, çoğulculuğa olan güvenlerini yaralamaya çalışmaktadır. Bu maniplasyonlar onbinlerle ifade edilen trol ordusuyla ve internet üzerinden yapılmaktadır. Ayrıca Batıda var olan Rus sermayeli şirketler bu tür işlerin finansmanında, partilere ekonomik destek sağlamada, tercih edilecek siyasetçilere bağış yapmada kullanılmaktadır. Rusya demokrasinin, açık toplumun imkanlarını demokrasiyi ve hukuku tahrip etmek için, hem de batı dünyasının içine elini sokarak istismar etmektedir.

Rusya kurduğu bu yapılarla AB karşıtı partileri, grupları öne çıkarmakta, KGB yöntemlerini kullanarak dezinformasyon yapmakta, bölünme eğilimi taşıyan hareketleri güçlendirmektedir. Bunları hem internet ve sosyal medya üzerinden hem de konvansiyonel medya ile yapmaktadır. Russia Today ve Sputnik  yayınlarından dolayı Macron ve Merkel Putin’i doğrudan uyarmıştır. Ayrıca önemli mailleri ele geçirip ifşa ederek batı dünyasında infialler oluşturmakta, Rusya stratejileri ile uyuşmayan liderler, siyasi aktörler yıpratılmakta, itibarsızlaştırılmaktadır. ABD seçimlerinden önce sosyal medya üzerinden ırkçı ve radikal İslamcı eğilimden kitleler iki ayrı hesap üzerinden mobilize edilerek aynı anda aynı yerde toplamış ve ortaya çıkabilecek büyük bir çatışma güçlükle engellenebilmiştir. Rusyanın propaganda çalışamalarından, hackerlarından korunabilmek için son dönemde pek çok Batı ülkesi tedbir almakta, buna yatırım yapmaktadır.

Peki Rusya, Putin bunu neden yapıyor?

Rusya Alexsandre Dugin’in akıl hocalığını yaptığı Yeni Avrasyacılık stratejisini izliyor. Bu stratejinin temel hedefi Avrupayı kendi içinde parçalamak, ülkeleri NATO korumasından çıkarmak, bölgedeki ABD etkisini kırmak ve Moskova merkezli Yeni Avrasya etki alanı oluşturmaktır. Bu amaca ulaşmak için bbatıda yaşayan insanların demokrasiye, hukuka, liderlerine güvenin azaltılması, NATO ve AB yapılarının zayıflatılması ve mümkün olduğunca atomize, güçsüz bir Avrupa oluşturulması gerekmektedir. Putin’in batıya karşı asimetrik savaşının arkasında bu strateji yatmaktadır.

Ayrıca Ruslar için refah, kalkınma, hukukun üstünlüğü, özgürlükler gibi değerlerden öte “güçlü devlet”, “karizmatik lider“ önemlidir. Bu stratejilerle Putin kendini Rus halkı nezdinde güçlü tutuyor, sorgulanmasını engelliyor. Putin’in sık sık meydan okuyucu eylemlerde bulunması, atletik pozlar vermesi Rus toplumunda var olan “güçlü lider” algısını tatmine yöneliktir. Ruslarda soğuk savaş döneminin “Dünyayı titreten güçlü Rusya özlemi” vardır. AKP’nin Osmanlı propagandası/istismarı ile halkı uyuttuğu gibi Putin de Rusların “Büyük Rusya” hayallerini kullanmaktadır. Aradaki fark şudur ki, Erdoğan’ın ki tamamen hayali, şişirme, kendini kurtarmaya yönelik iken, Putin’in ki dünyayı rahatsız edecek kadar gerçekçidir.

Türkiye Putin’in bu çalışmalarının neresinde?

Malumunuz Erdoğan ve Davutoğlu uçak düşürme vakasından sonra Rusya’ya efelendiler ama sonra hem özür dilediler hem de Rusya’ya boyun eğdiler. Rusya’nın tarihi emellerinden birisi de sıcak denizlere inmektir. Sıcak denizlere inebilmek ve AB-NATO etkisini kırabilmek için Türkiye’nin Rusya yanında konumlanması, Rusya namına batıya karşı kullanılabilmesi büyük önem arzetmektedir. Pragmatizm üstadı olan Erdoğan kendi sıkışmışlığını atlatabilmek için Putin’le anlaşma yolunu tercih etmiştir. Erdoğan-Putin işbirliğinin en önemli meyvesi senaryo darbe olmuştur. “Putin Dugin ve 15 Temmuz” başlıklı yazımız okunursa 15 Temmuz üzerindeki Dugin-Erdoğan-Ulusalcı işbirliği görülecektir. Bu işbirliğinin -Türkiye açısından bağımlılığın- Afrin operasyonunda devam ettiği görülmektedir. “Afrin’de Kim Kime Karşı Savaşıyor?” başlıklı yazımızda Putin’in Türkiye’yi Yeni Avrasyacılık stratejisi çerçevesinde NATO’ya ve Batılı güçlere karşı nasıl bir “sopa” olarak kullandığını anlatılmaktadır.

Malum Türkiye’de de Erdoğan denetiminde haberleri-olayları maniple eden bir troll ordusu var. Acaba Erdoğan rejimi kamu kaynaklarıyla finanse ettiği troll ordusunu Rusyadan aldığı know-How desteği ile mi kurdu? Rusya bu konuda Erdoğan’a sadece ilham mı verdi? Destek varsa bu destek hangi seviyede? Hala devam ediyor mu? Erdoğan rejiminin seçimlerde ve kamuyunu yönlendirmede, medyayı sindirmede, internet üzerinden maniplasyonlar yapmada, Türk toplumuna uygulanan psikolojik harekat yöntemlerinde Rusya’dan nasıl destek aldığı, hangi seçimlerde/vakalarda bunların nasıl kullandığı ciddi araştırma konularıdır. Keşke Türkiye’deki muhalefet Erdoğan’ın söylemlerini tekrar etmek ve onun tezlerini meşrulaştırmak yerine böylesi konularla da ilgilense!

https://mahmutakpinar.wordpress.com/2018/03/12/putinin-batiyla-asimetrik-savasi-ve-turkiye/amp/?__twitter_impression=true

Kaynaklar:

https://www.theguardian.com/world/2015/apr/02/putin-kremlin-inside-russian-troll-house

https://www.theatlantic.com/international/archive/2014/08/the-kremlins-troll-army/375932/

https://journo.com.tr/rusya-abd-secimlerini-manipule-etti

http://www.dw.com/tr/rusyan%C4%B1n-propagandas%C4%B1-126-milyon-abdliye-ula%C5%9Ft%C4%B1/a-41186059

https://www.economist.com/news/briefing/21737297-mueller-indictment-reveals-some-kremlins-tactics-russian-disinformation-distorts

https://www.economist.com/news/leaders/21737276-and-why-wests-response-inadequate-how-putin-meddles-western-democracies 9.3.2018

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here