Ana sayfa Spiritual Dream Therapy GLADYO TSK’YI YOK EDİYOR

GLADYO TSK’YI YOK EDİYOR

918
0
PAYLAŞ
14 Temmuz 2016’da Erdoğan’ın Dalaman’a uçan hava kuvvetleri komutanı Abidin Ünal ile Hulusi Akarın emri ile 5 saat görüştüğü ortaya çıktı. O gün Dalaman’dan uçakla ayrılmış. Bu bilgilerle 15 temmuz self coup tiyatrosunu yeniden periscope da birazdan yorumladım. 14 ve 15 temmuzda kim nerede ne yapıyordu. Alçaklar! Bu kumpas ortaya çıkıyor. NATO ayakta: Türkiye, Rusya ve Çin ekseni kucağına atılamaz, Perslere yedirilemez.

28 Şubatcıları yargılamıyorlar. Yalan. 2011’den beri zaten darbeyi bunlar yönetiyor. İrfan Kılınç’ın Rusya ve İran ekseni Avrasyacılık oyunu oynatılıyor. Çevik Bir, Erdoğan’ın değişmez başdanışmanı, İsrail ve Yahudi lobilerden sorumlu, Çetin Doğan, Soykırım planı uygulanması amiri. Evvelki savcı hakim hapiste!

Balyozcu Çetin Doğan’ın 2011’den beri Saldıray Berk ile yürüttüğü 6 yıldır devam eden darbede neden damat Harvardlı Yahudi Dani Rodrik’in 15 temmuz’un ardında ABD ve Gülen yoktur dediğini de dün yorumladım. Erdoğan ve AKP bitti, peki darbeci Ergenekon bitti mi?

Erdoğan ve Ergenekon ittifakından Balyozcular istifasını veriyor gibi. ABD, Erdoğan sonrası kimle çalışacağına bakıyor. Çapkın’ı serbest bıraktırıp 17 ve 25 Aralık’ta eşeklik yaptıklarını kabul ettiler ama yeterli mi? 240 bin hapis, 2 milyonu soykırımla tehdit gözden kaçmadı ki!

Çark etmesinin bir nedeni vardır bu Balyozcu darbeci Çetin Doğan’ın damadı Harvard profesörünün. 15 Temmuz 2016 darbesi ile Gülen ve ABD istihbarat toplumun ilişkisi olduğunu sanmıyorum diyor. Mike Flynn’ın ilişkisi olduğu tespit edildi diye Stratfor ve Pentagon’dakileri koruyor!

It was nice to read that your argument is more better and more legitimate than many far-fetched racists and discriminatory folks who have been racial profiling, making hatred-speech and recommending holocaust to innocents, includes many Turkish writers, academics, and journalists.

Garo Paylan: Doğrulanan bir istihbarat aldım, Avrupa’da Türklere suikastler yapılacak – Cem Küçük ve Fuat Uğur, canlı yayında gazetecileri isim isim böyle hedef göstermişti.

Hüseyin Çapkın’ın Erdoğan’a rağmen tahliye edilmesi, Ergenekon’un diğer dünya devletlerine verdiği ciddi bir mesajdır: Bizi tasfiye etmeyin, aksine muhatap alın, zira ambargoyu delen Erdoğan’ın karşısındayız. 17-25 Aralık’ın başındaki Emniyet Müdürünü tahliye ediyoruz.

His desire to “raise a religious generation” is more than rhetoric, 9000 new mosques

Ahmet Nesin’in artıgercek.com’da kaleme aldığı yazıda 15 Temmuz’da Hulusi Akar’ın rolü ile ilgili son dönemdeki iddiaları analiz etti. Nesin, 15 Temmuz ‘un karanlık nortalarına dikkat çekerek Akar’ın da yargılanması gerektiğini söyledi..
Akar hava kuvvetleri uçuşlarının yasaklanma emrini neden yazılı vermedi? Daha kimin ya da kimlerin darbe içinde olduğunu bilmiyorken emri ağızdan vermenin mantığı sizce ne olabilir!
Yaşamımda gazeteci İlhami Soysal kadar güzel ve devamlı gülümseyen birisini daha tanımadım. İlhami abi ilk öldürülmeye çalışılan gazetecilerden birisiydi. O güleç yüz o kadar yapışmıştı ki ona, kızdığını ancak ses tonundan anlardık.
Derken 12 Eylül darbesi oldu, kızı Alev’le karşılaştım. Alev de benim çocukluk arkadaşım, biz böyle oldukça kalabalığız esasında, bir araya gelsek devrim yapabilecek sayımız var ama bir araya gelemiyoruz.
Neyse, Alev’in kocasını (Aklımda Ahmet diye kalmış) gözaltına almışlar ve onlar da 15-20 gün izini bulamamışlar. O dönemde çok yaşanan bir olay ve sonuçta bir kısmının ailesine ceset veriliyor. Ben bir yoldaşımın öldürüldükten sonra başucuna silah konduğunu ve bize gazeteci olarak ondan sonra fotoğraf çekmek için ancak izin verildiğine tanık olmuş bir gazeteciyim.
Alev de sonunda kocasını bulmuş ve tel örgüler arkasından ziyarete gitmiş. Alev’in yanında oğlunu ziyarete gelen bir Kürt anne, Ahmet’in yanında da Kürt delikanlı. Alev tam kocasının hatırını soracak, anne başlamış:
–   Oglim, oglim, seni neye getrdiler ki, sen Apocu değilsen.
–   Aneyyy…
–  Oglim, yalan mı söglim, emmin Apocu ama sen degilsen…
–  Aneyyy susss…
–   Niye susim ki oglim, abenler Apocu ama sen degilsen…
Oğlunu kurtarmak isteyen annenin feryadı bütün görüşme devam etmiş ve Alev görüşmeyi hiç konuşamadan, kocasıyla gülerek bitirmiş…
Ben de bu darbe yazılarını yazmaya başladığımdan beri aynı şeyi söyler konuma geldim esasında. Okuduklarımdan sonra hep şunları söylemek istiyorum:
–   Ya, Hulusi Akar komutanım, sen darbecisen ama ben değelem,
–   Ya, Erdogan başkanım, valla da billa da tilla da sen daha çok darbecisen ama ben değelem,,,
Bunu daha çok devam ettirebilirim. Ben, eğer 1 günlük genel yayın müdürlüğü yaptım diye Özgür Politika’daki 4 haberden dolayı “Terörist”sem, bunlar darbecinin kralı…
Gelelim yine 15 Temmuz 2016 gnüne. Kafamdaki en önemli sorulardan birisi, Hulusi Akar hava kuvvetleri uçuşlarının yasaklanma emrini neden yazılı olarak vermedi? Öğle bir saatte ve daha tam olarak kimin ya da kimlerin darbe içinde olduğunu bilmiyorken emri ağızdan vermenin mantığı sizce ne olabilir!.. Silahlı Kuvvetlerin tüm sorumluğunu omuzlarında taşıyan Akar’ın o akşamki tutumunda çok gariplikler var. Akıncı iddianamesinde, Akar’ın uçuş yasağı ile ilgili ‘sözlü’ emrinin, Akar’ın bulunduğu binadaki Silahlı Kuvvetler Harekât Merkezinden caddenin karşısında bulunan Hava Kuvvetleri binasındaki Hava Kuvvetleri Harekât Merkezine 19.05’te ‘telefonla’ iletiliyor. Telefon görüşmesi bir Albay ile bir Yarbay arasında gerçekleşiyor. Şüphelenilen bir ‘Darbeyi önlemek için’ tüm uçuşlar yasaklanıyor.
Ancak bu son derece kritik karar iletilirken Genelkurmaydaki ve Hava Kuvvetlerindeki generaller ilk anda doğrudan bir iletişime geçerek bir araya gelmiyor. Piramit gibi dikine yükselen hiyerarşiye sahip Silahlı Kuvvetlerde iletişim kazalarının bedelinin ağır olduğu hatta sürpriz emeklilikle sonuçlanabildiği biliniyor. Ancak her nedense Genelkurmaydaki ve Hava Kuvvetlerindeki böylesine kritik bir anda generaller arasında yüz yüze iletişim yaşanmıyor. Akar caddenin karşındaki havacı generalleri çağırıp emrini yüzlerine vermiyor.
Bu bölümün üstünde durmamım bir nedeni var, çünkü Akar darbeyi haber aldığı 16.20’den rehin alındığı (????) 21.00’e kadar hava kuvvetleri komutanı Abidin Ünal ile hiç irtibata geçmiyor ve konuşmuyor. Deniz kuvvetleri komutanıyla da irtibata geçmeyen Akar, bir anlamda kuvvet komutanlarını komuta çevriminin dışında tutuyor. Bu tutum esasında askeri iç hizmetler yasasına da aykırı ve Akar’ın askeri mahkemede yargılanması gerekiyor.
3451 sayılı İç Hizmet Kanununun 21. Maddesine göre ‘Emirler, kaideten birbirine bağlı makamlar ve kumandanlar tarafından bir silsile takip edilerek verilir’. Kanun, zaruri hallerde sıraya riayet edilmeyebileceğini söylüyor ancak ‘bu takdirde amir tarafından atlanmış olan kademelere en kısa zamanda bilgi verilmesini’ şart koşuyor.
Oysa Akar bunları yapmak yerine MİT müsteşarı Hakan Fidan’la 2 saat 15 dakika görüşüyor. Anlayacağınız 15 Temmuz 2016 günü darbe asker tarafından kulaktan kulağa verilen emirlerle durduruldu. Peki o gece Türkiye’yi dışarıya ya da düşmanlara karşı savunmasız bırakma kararı alırken Akar bu konuyu bağlı olduğu başbakan Binali Yıldırım’a soruyor mu, hayır sormadığı gibi aramıyor da!.. Oysa bu durumdan birilerinin hem başbakanı hem de cumhurbaşkanını haberdar etmiş olması gerekiyor, çünkü alınan karar ancak bakanlar kurulunun alabileceği bir karar.
Ufak bir konu daha var, Akar Türkiye’nin taraf olduğu NATO Hava ve Füze Savunması Planı gereği, NATO tarafından Türk hava sahasında yürütülen hava savunma faaliyetlerinin NATO’ya haber vermeden durduruyor. Sanırım ileride askeri yada sivil hakim ve savcılar bu eksikliklere bir göz atar.
Peki, bütün bunlardan sonra Akar darbenin neresinde, şimdiye kadar anladığım tek şey, kimse kimsenin yanında değil ve herkes birbirinden şüpheleniyor ve korkuyor. O yüzden sonraki yazıda da Abidin Ünal’ın darbe bağlantılarını yazacağım.
GLADYO TSK’YI YOK EDİYOR
Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’ın 2 yeni Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkacağıyla ilgili açıklamasının üzerinden yaklaşık 1 ay geçti. Bu süreçte yayımlanacak KHK’ların “önemli” olduğuyla ilgili açıklamalar geldi ama içeriğiyle ilgili bilgi verilmedi.
TSK’DA İHRAÇLAR PLANLANIYOR
Bazı Bakanların açıklamaları ve kulislere yansıyan bilgilere göre 2 yeni KHK yaklaşık 150 maddeden oluşacak. Çok kapsamlı olacağı konuşulan KHK’larda çok sayıda ihraç ve yine sınırlı sayıda da olsa bazı göreve iade kararları bekleniyor. İhraçların büyük kısmının Türk Silahlı Kuvvetlerinden olacağı konuşuluyor.
YÜKSEK YARGI DOĞRUDAN SARAYA BAĞLANACAK
Yeni KHK’larda yüksek yargıda da bir dizi yeni düzenleme yapılacağı konuşuluyor. MHP milletvekillerinin bütçe görüşmelerinde dile getirdiği iddiaya göre, Yargıtay ve Danıştay’da üye sayısı arttırılacak. Ayrıca bir başka iddiaya göre darbe ve terör davalarının temyiz incelemesinin İstinaf’a gitmeden doğrudan Yargıtay’da yapılması sağlanacak. Bu şekilde davaların daha kısa sürede sonuçlandırılması sağlanacak. MHP, özellikle Yargıtay ve Danıştay üye sayısının arttırılmasına tepki göstererek, “bu düzenleme yanlıştır ama illa yapılacaksa bugün yapılması yanlıştır, terörle mücadele davaları bittikten sonra yapılmalıdır” demişti.
“CAZİBE MERKEZLERİ” KHK’DA
Yeni KHK’larda olacağı kesinleşen bir başka konu ise yine bütçe görüşmelerinde ortaya çıktı. Bir milletvekilinin 23 ilde kurulacak cazibe merkezleriyle ilgili sorusuna yanıt veren Bakan “Cazibe merkezleri programı çok yakında revize edilmiş olarak yürürlüğe girecek. Önümüzdeki KHK’larda bazı düzenlemeler var, o düzenlemeler yapılır yapılmaz Cazibe merkezleri programı, genel teşvik programının içerisinde güçlendirilmiş olarak hayata geçecek” dedi. Böylece bu konuyla ilgili düzenlemelerin KHK’da yer alacağı kesinleşti.
TAŞERON DÜZENLEMESİ KHK’YLA GELECEK
1 milyona yakın taşeron çalışanın beklediği kadro düzenlemesinin de KHK ile yapılması bekleniyor. Hükümet kanadından yapılan açıklamalarda “KHK” ifadesi hiç kullanılmadı ama yılbaşından önce bu düzenlemenin hayata geçirileceği ifade edildi. Meclis bütçe sonrası 18 günlük tatil kararı aldığı için, eğer düzenleme ertelenmeyecekse taşeron çalışana kadronun da KHK ile yapılacağı kesinleşti.
25 ARALIK MI 31 ARALIK MI?
KHK’ların ne zaman yayımlanacağı da merak konusu. Kulislerde 23 Aralık Pazartesi ve 31 Aralık Pazar günü öne çıkıyor. Yılın son günü yayınlanacağını söyleyenler taşeron düzenlemesine vurgu yaparak, bu tarihin sözleşmelerin yenilenme tarihi olduğuna  dikkat çekiyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here